Avrupa Parlamentosu Kıbrıs Barış Harekâtı'nda Türk Askeri Aleyhine Karar Aldı, Ankara Sert Tepki Gösterdi

Türkiye ve KKTC, iddiaları tamamen reddederek AP'nin taraflı davrandığını ve parlamentonun itibarını zedelediğini savundu. Maddesi temelinde tanımlanmıştır.

4 dk okuma 9 görüntülenme
kıbrıs

Avrupa Parlamentosu (AP), Yunan ve Rum milletvekilleri tarafından hazırlanan bir raporu onayladı. Raporda 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Rum kadın ve kız çocuklarına yönelik cinsel şiddet iddiaları yer aldı. Karar 575 oyla geçti. Türkiye ve KKTC, iddiaları reddetmiş ve Avrupa Parlamentosu'nun taraf tuttuğunu açıklamıştır.

Raporun Hazırlanma Süreci Rapor, Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komitesi (FEMM) tarafından ilk olarak 23 Mayıs tarihinde duyuruldu. Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis'in partisine mensup olan milletvekili Eleonora Meleti, raporun raportörlüğünü üstlendi. Rum meslektaşı Loukas Fourlas ise ortak hazırlayıcı olarak görev aldı. Hazırlık süreci yaklaşık 14 ay sürdü. Meleti ve Fourlas, ilk olarak 26-28 Mayıs tarihleri arasında Kıbrıs Rum Kesimi'nde bulunduğunu açıkladı. Bu ziyarette, Türk düşmanlığı ile bilinen "ZOE Savaş Şiddetine Karşı" vakfının başkanı Aliki Hatzigeorgiou ile görüştüler. 28 Mayıs'ta yapılan bir toplantıda rapor yazılacağı resmen beyan edildi.
"Raporu komite sürecinde ilk kez sunduğumuzda, '51 yıl önceki olaylarla ilgilenemeyiz' gerekçesiyle reddedildi. Ancak yoğun uğraşlarımız sonrasında başarılı olduk ve genel kurula sunmayı başardık."
Bu açıklama, Yunan milletvekili Meleti tarafından yapılmıştır. Karar Mekanizmasında Türkiye'nin Pasifliği Sözcü Gazetesi'ne göre, 1 yıllık bu süreçte Türkiye'nin resmi makamları sessiz kalmıştır. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde 18 temsilci hakkına sahip olan Türkiye, AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu'nda (KPK) ise 25 milletvekil ile temsil ediliyordu. KPK başkanlığını AKP'li Emrah Karayel yürütüyordu. Strazburg'da bulunan AP Nezdinde Daimi Temsilciliğimiz ve ilgili diplomatik misyonlar, raporun oylanmasından önce herhangi bir adım atmadı. Karar genel kurula sunulmadan önce (3 Haziran duyurusu yapıldığında) dahi muhtemel bir karşı duruş oluşturulması mümkün olabilirdi. Karar onaylandığı gün (8 Temmuz), Dışişleri Bakanlığı ancak ertesi gün bir açıklama yayınladı. Türkiye ve KKTC'nin Tepkisi KKTC'yi ziyaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kararı açıkça kınadı:
"Bu karar yok hükmündedir. Karar, Türkiye ve KKTC'ye zarar vermez, ancak Avrupa Parlamentosu'nun itibarını düşürür."
Yılmaz, AP'nin Gaza meselesiyle ilgili daha az hassas davrandığını da vurgulayarak şunları söyledi:
"Avrupa Parlamentosu'nda bu tür polemikler yapanlar, önce Gaza'da yaşanan soykırıma baksınlar. Türk Silahlı Kuvvetleri, 1974'te bu harekâtı yapmasaydı, bugün Kıbrıs Türkleri, Gazze'deki kardeşlerimizin yaşadıklarını yaşayabilirdi."
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman da karar öncesi yayınladığı açıklamada, 20 Temmuz Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıldönümü vesilesiyle kararı "AP'nin yine haddini aştığı" şeklinde nitelendirdi. KKTC, karar tasarısını "Rum-Yunan propagandasının yeni bir tezahürü" olarak değerlendirdi. Avrupa Parlamentosu'nun İkili Ölçü Sorunu Milliyet Gazetesi'nin analizi, AP'nin tutarlı bir kadın hakları politikası uygulamadığını ortaya koyuyor. Yunanistan Ordusu'nun Arnavutluk'ta 1944-1945 yılları arasında sistematik şekilde işlediği cinsel şiddet iddiaları, AP gündemine hiçbir zaman gelmemiştir. İlgili tarihte, Yunan General Napoleon Zervas komutasındaki EDES birlikleri 745 Arnavut kadınına tecavüz ettiği, aynı dönemde binlerce Arnavutu katlettikleri ve 35 bin kişiyi mülteci konumuna getirdikleri kayıtlıdır. Arnavutluk Cumhuriyet Meclisi, 1994 yılında 27 Haziran'ı "Soykırım Günü" ilan etmiştir. Ancak Yunanistan konunun varlığını tamamen reddedip, AP'deki Yunanlı vekiller tarafından bu konunun gündeme alınması engellenmiştir. Arnavutluk'un tam AB üyeliğine ilişkin raporlarda, başvuruya rağmen, Çamerya meselesi doğrudan ele alınmamıştır.
  • AP'nin çift standart uygulaması: Müslüman kadınların uğradığı şiddet meselelerine çok farklı yaklaşılmaktadır.
  • Rum-Yunan ittifakı: Milletvekilleri senaryoyu birlikte yazmış, ortak çaba içinde hareket etmiştir.
  • Taraflı soruşturma: Sadece Rum kesimden tanık alınmış, Türk tarafının sesine yer verilmemiştir.
  • Gecikmeli tepki: Türk makamları 14 aylık süreçte herhangi bir müdahale yolunda adım atamamıştır.
Tarihi Arka Plan 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, Türkiye tarafından Kıbrıs'taki Türk nüfusun korunması amacıyla gerçekleştirildi. Ada'ya gelen Türk askerlerine, daha önceki dönemlerde Rum mezalimine maruz kalan Kıbrıslı Türkler büyük coşku ile karşılık vermişti. Barış Harekâtı sonrasında Ada, bölüne ayrıldı. Türkiye, söz konusu iddiaları kategorik olarak reddedebilmiştir. Barış Harekâtı'nın hukuki çerçevesi, 1960 Kıbrıs Anlaşması'nın III. Maddesi temelinde tanımlanmıştır.
Avrupa Parlamentosu kararı hukuki bağlayıcılığı var mı?+
Hayır. Avrupa Parlamentosu'nun kararları sembolik niteliktedir ve doğrudan hukuki bağlayıcılığı yoktur. Karar, AP'nin siyasi duruşunu yansıtır ancak uluslararası mahkeme kararı veya hukuki yükümlülük oluşturmaz. Türkiye, karar hakkında açık şekilde "yok hükmünde" olduğunu belirtmiştir.
1974 Kıbrıs Barış Harekâtı neden gerçekleştirildi?+
Türkiye, 1960 Kıbrıs Anlaşması'nın III. Maddesi kapsamında, Ada'daki Türk nüfusunun korunması ve azınlık haklarının garantiye alınması için Barış Harekâtı'nı gerçekleştirdi. Hareket, Kıbrıslı Türklerin daha önceki dönemlerde maruz kaldığı güvenlik tehditlerine bir yanıt niteliğindeydi.
Rapor hazırlanırken Türk tarafı dinlenildi mi?+
Hayır. Rapor hazırlanırken sadece Kıbrıs Rum Kesimi ziyaret edildi ve Türk düşmanlığı ile tanınan vakıflar görüşüldü. Türk makamları veya KKTC tarafından hiçbir resmi söz alınmadı. Bu sebeple çoğu analiz, raporun taraflı olarak hazırlandığını belirtmektedir.
Türkiye, Avrupa Parlamentosu'na karşı ne gibi adımlar atabilir?+
Resmi olarak AB ve Avrupa Parlamentosu nezdinde diplomatik protesto yolunda tüm kanalları kullanabilir. Ayrıca, uluslararası kamuoyunda ve medya aracılığıyla söz konusu raporun taraflı ve haksız olduğunu anlatabilir. Karşı-haber kampanyası, akademik çalışmalar ve tanık dinletmeleri de seçenekler arasındadır.
Avrupa Parlamentosu'nun diğer benzer kararlarında da taraf tuttuğu söyleniyor mu?+
Evet. Analizlere göre AP, Yunanistan Ordusu'nun Arnavutluk'ta işlediği sistematik cinsel şiddet iddiaları konusunda hiç sesinizi çıkarmadı. Bunun sebebi, Yunanistan'ın AB üyesi olması ve AP'nin söz konusu meselelere taraflı davranmasıdır. Bu durum, AP'nin kadın haklarına karşı çift ölçü uyguladığını göstermektedir.

Bülten Aboneliği

Haftada bir, teknoloji ve dijital dünyadan seçtiklerimiz e-postanda. Spam yok, sadece içerik.

Benzer Haberler

Yorumlar

0
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap!
app store'da indir