Filistin'deki Hristiyan Topluluklar Batı Şeria'daki Yerleşim Genişlemesine Karşı Dünyayı Harekete Geçirmek İstiyor
Avrupa Birliği ve uluslararası hukuk kurumları bu adımları "sistematik coğrafi mühendislik" olarak nitelemiştir.

Filistin'in iki bin yılı aşkın süren Hristiyan varlığı, Batı Şeria'daki yaygınlaşan Yahudi yerleşim projelerine karşı dünyanın dikkatini çekmeye başladı. Filistin Devlet Başkanlığı Kilise İşleri Yüksek Komitesi, 34 yeni yerleşim biriminin inşasının onaylanmasını takiben dünya genelindeki kilise liderlerine gönderdiği mektupta, bu politikaların Beytullahim, Beyt Cala ve Beyt Sahur gibi Hristiyan beldelerini izole etmeyi hedeflediğini vurgulamıştır. Komite, söz konusu projelerin yalnızca konut inşasıyla sınırlı kalmayıp, yerleşim birimlerini birbirine bağlayan yol ağı inşasını da kapsaması nedeniyle "kalıcı fiili durumlar yaratmaya yönelik sistematik bir politikanın ileri aşaması" olduğunu kaydetti.
Üç Boyutlu Strateji: Ayrışma PlanıFilistin Toprağı Savunma ve Yerleşimciliğe Karşı Direniş Ulusal Ofisi'nin yayımladığı raporda, İsrail'in Batı Şeria'da açtığı yolların yalnızca yerleşimcilerin kullanımına tahsis edildiği belirtilmiştir. Bu yol ağı Filistin beldelerini adacıklara dönüştürme stratejisinin merkezinde yer almaktadır. Batı Şeria'da yaşayan 900 bin yerleşimci, yüzölçümün yüzde 3'ü kadarını işgal ederken, altyapı projeleri için topraklardaki toplam alanın yüzde 40'ı tahsis edilmiştir.
Beytullahim'in güneyindeki Guş Etzion yerleşim bloğunda 1006 konut, Nablus'un güneyindeki Har Braha'da 922 konut, El Halil'de ise 234 konut inşasının planlanması, bölgedeki Hristiyan toplumlarıyla Müslüman nüfusun coğrafi olarak birbirinden ayrılmasını kolaylaştırma amacını taşımaktadır. Söz konusu yerleşimler, El Halil bölgesindeki Kiryat Arba yerleşimi gibi tarihi Hristiyan değerleri barındıran bölgeleri doğrudan etkilemektedir.
Uluslararası Tepkiler ve Hukuki İhlalAvrupa Birliği Dış İlişkiler Servisi, İsrail hükümetinin Batı Şeria'daki yerleşimin genişlemesi için ayırdığı 2,3 milyar dolar tutarındaki bütçeyi "endişe verici bir gelişme" olarak nitelemiştir. AB'nin yazılı açıklamasında, bu adımların Batı Şeria'daki hassas bölgelerdeki yerleşimleri daha kökleştireceği ve Filistinli toplulukların parçalanmasına yol açacağı uyarısında bulunulmuştur. Avrupa Birliği, bu politikaların "iki devletli çözüm" modelini zedelediğine vurgu yapmıştır.
Filistin Devlet Başkanlığı Kilise İşleri Komitesi, bu faaliyetlerin Dördüncü Cenevre Sözleşmesi'ne ve Uluslararası Adalet Divanı'nın 2024 yılında verdiği danışma görüşüne açık ihlal oluşturduğunu hatırlatmıştır. Komite tarafından özellikle vurgulanan nokta, yerleşim projelerinin sadece fiziksel altyapıyı değil, Filistin topraklarının demografik ve coğrafi yapısını yeniden şekillendirmeyi amaçladığı yönündedir.
Kilise Liderlerine ÇağrıFilistin Devlet Başkanlığı tarafından dünya genelindeki kilise liderlerine gönderilen mektup, uluslararası din kurumlarından "İsrail'e karşı net bir tavır almalarını" talep etmektedir. Komite, yerleşim politikaları, topraklara el koyma ve kalkınma kısıtlamalarının Filistinlilerin direniş gücünü zayıflattığını vurgulamakta, bu durum karşısında küresel müdahaleyi teşvik etmeye çalışmaktadır.
SSSBatı Şeria'da kaç yeni Yahudi yerleşim birimi planlanıyor?+
Filistinli Hristiyanlar neden özel olarak seslerini duyurmaya çalışıyor?+
Avrupa Birliği bu duruma nasıl tepki verdi?+
Batı Şeria'da toplam kaç yerleşimci yaşamaktadır?+
Uluslararası Adalet Divanı bu konuda ne söylemiştir?+
Bülten Aboneliği
Haftada bir, teknoloji ve dijital dünyadan seçtiklerimiz e-postanda. Spam yok, sadece içerik.


