Hüseyin Çelik, Demokrasi Platformu'nda Türkiye'nin Adalet Krizini Açıkladı
AKP'nin kurucularından Hüseyin Çelik, Demokrasi Platformu'nun "Adalet Hemen Şimdi" konferansında Türkiye'nin adalet ve hukuk sistemindeki çöküşü vurguladı.

Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, İstanbul'da düzenlenen "Adalet Hemen Şimdi" konferansında Türkiye'nin adalet sistemindeki ciddi gerilemeyi ortaya koydu. Çelik, ülkenin Dünya Adalet Raporu'nda on yıl içinde 38 basamak düştüğünü, medya ve üniversitelerin gerçekleri söyleme zorunluluğunun bulunduğunu vurguladı. AKP'nin kurucu üyelerinden olan Çelik, demokrasi ve ifade özgürlüğü konularında çarpıcı eleştiriler yaptı.
İçindekiler ›
Adaletin Ülkenin Temel Sorunu Olarak Ortaya Çıkması
Çelik, Demokrasi Platformu tarafından organize edilen etkinlikte yaptığı açılış konuşmasında, adaletin halkın geçim kaynağı kadar temel bir konu haline geldiğini ifade etti. Ülkede adalet eksikliği, mahkemelerdeki işleyiş sorunları ve yargı sistemindeki aksaklıkların toplumun günlük yaşamını derinden etkilediğini söyledi. Çelik, cezaevlerinin yeterli kapasite olmadığını vurgulayarak, tutuklu ve hükümlü sayısının 300 bin kişilik kapasiteyi aştığını belirtti.
Eski bakanın gözlemlerine göre, sivil toplumun güçlü olması demokrasinin temel şartı olmasına rağmen, Türkiye'de gerçek anlamda bağımsız sivil toplum yapılanmalarının zayıf kaldığı görülüyor. Çelik, kanunla kurulmuş meslek örgütlerinin "sivil toplum kuruluşu" şeklinde sunulduğunu, ancak gerçek sivil toplum kuruluşlarının gönüllülük esasına dayalı, itiraz eden ve öneriler sunabilen yapılar olması gerektiğini vurguladı.
Uluslararası Raporlarda Türkiye'nin Durumu
Konferansta paylaşılan verilere göre, Türkiye'nin Dünya Adalet Raporu'ndaki sıralaması 2015 yılında 80'inci konumdayken, 2025'te 143 ülke arasında 118'inci sıraya gerilemiştir. Bu düşüş, ülkenin adalet sisteminde yaşanan karmaşıklıkları ve hukuk devleti ilkesinin zayıflamasını göstermektedir.
Bireysel özgürlükler açısından da tablonun daha kötü olduğu görülüyor. Çelik, Türkiye'nin 165 ülke arasında 144'üncü sıradan başka yerde yer aldığını aktardı. Bu rakamlar, demokrasi ve hukuk konularında ciddi kaygıları beraberinde getiriyor.
İfade Özgürlüğü ve Medyanın Sorumluluğu
Çelik, konferansta üniversite ve medyanın özel bir sorumluluk taşıdığını belirtti. Ona göre, basit vatandaş "köylü Mehmet Ağa" köy kahvesinde fikrini söyleyebilse de, eğitim kurumları ve haber medyası gerçekleri haykırma konusunda istisna olamaz. "Susan insan hak iddiasında bulunamaz" sözüyle Çelik, suskunluğun hak savunmasının temel engellerinden biri olduğunu vurguladı.
Hukukçu Figen Çalıkuşu da benzer temaya temas ederek, "Hukuksuzluk toplumu dalga dalga vuruyor" ifadesini kullandı. Çalıkuşu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle birlikte partili yapıların tüm kurumlara yayıldığını, "liyakat yerine itaatin hâkim olduğu" bir sistemin oluştuğunu söyledi.
Demokrasi Platformu'nun Konumu
Çelik, Demokrasi Platformu'nun eski siyasetçiler, hukukçular, akademisyenler ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdiğini belirtti. Platformun kurucusu olarak, siyasetin yalnızca belirli bir partinin çatısı altında yapılmadığını, ülke meseleleri üzerine düşünmek ve kamuoyu oluşturmanın da siyaset olduğunu vurguladı. Çelik, eski partisi AKP'nin içinden gelenlerle dahi gelen özel sohbetlerde benzer eleştirileri duyduğunu ancak bunların kamuya açık şekilde ifade edilmediğini söyledi.
Çalıkuşu tarafından yapılan açıklamalar, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında hukuk devleti ilkesinin daha ağır şekilde zedelendiğini gösteriyor. Konferansın "gücün adaleti değil, adaletin gücü hâkim olmalı" mesajı, Türkiye'nin yaşadığı kurumsal gerileme konusunda net bir görüş sunuyor.
Hüseyin Çelik kimdir ve neden önemlidir?+
Türkiye adalet sıralamasında kaç basamak düştü?+
Demokrasi Platformu nedir ve amacı nedir?+
Cezaevlerindeki sorun nedir?+
Bireysel özgürlükler açısından Türkiye'nin uluslararası konumu nedir?+
Bülten Aboneliği
Haftada bir, teknoloji ve dijital dünyadan seçtiklerimiz e-postanda. Spam yok, sadece içerik.


