Kanser tedavisi gören hastalar için kalp krizi geçirmek, çoğu zaman çok daha karmaşık ve riskli bir süreci beraberinde getiriyor. Bağışıklık sistemi ve kalp-damar yapısı zaten zorlanmış olan bu hastalarda, ikinci bir kalp krizi ya da ciddi kanama riski belirgin şekilde artabiliyor. İşte bu noktada devreye giren ONCO-ACS, doktorların uzun süredir yaşadığı önemli bir boşluğu doldurmayı hedefliyor ve tedavi kararlarını daha net hâle getirmeyi amaçlıyor.
ONCO-ACS Kanser Hastalarına Özel Olarak Geliştirildi
ONCO-ACS, kanser hastalarında kalp krizi sonrası yaşanabilecek olumsuz senaryoları öngörmek için özel olarak geliştirilen ilk risk tahmin modeli olma özelliğini taşıyor. Yapay zekâ temelli bu araç, kanserin türü ve özellikleriyle birlikte klasik klinik verileri bir araya getirerek, hastanın altı ay içinde ölüm, ciddi kanama ya da yeni bir kalp-damar olayı yaşama ihtimalini hesaplıyor.
Araştırma, liderliğini University of Leicester’ın üstlendiği uluslararası bir ekip tarafından yürütüldü. İngiltere, İsveç ve İsviçre’den elde edilen bir milyondan fazla kalp krizi vakasının analiz edildiği çalışmada, 47 bini aşkın kanser hastasının verileri incelendi. Elde edilen sonuçlar, bu hasta grubunun ne kadar yüksek risk altında olduğunu açık biçimde ortaya koydu.
ONCO-ACS Kişiselleştirilmiş Tedavinin Önünü Açıyor
Çalışmaya göre, kalp krizi geçiren kanser hastalarının yaklaşık üçte biri altı ay içinde hayatını kaybederken, önemli bir kısmı da yeni bir kalp krizi, inme ya da ciddi kanama riskiyle karşı karşıya kalıyor. ONCO-ACS, bu riskleri önceden öngörebilerek doktorların daha dengeli ve kişiye özel tedavi kararları almasına yardımcı olmayı hedefliyor.
Araştırmacılar, aracın özellikle stent uygulamaları ve kan sulandırıcı tedavilerin planlanmasında yol gösterici olabileceğini vurguluyor. Çalışmanın The Lancet’te yayımlanması, ONCO-ACS’nin bilimsel açıdan güçlü bir temele dayandığını da ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu yaklaşım, kanser ve kalp hastalığının bir arada görüldüğü durumlarda gerçekten kişiselleştirilmiş tıbba doğru atılmış önemli bir adım niteliği taşıyor.

