Meta CEO’su Mark Zuckerberg’in ifade verdiği davada ilk dikkat çeken detaylardan biri teknoloji oldu. Çocuklara yönelik bağımlılık iddialarının ele alındığı duruşmada hâkim, akıllı gözlük kullanımına ilişkin net bir sınır çizdi. Mahkeme salonunda kayıt yapılmasının yasak olduğunu hatırlatan hâkim, özellikle kayıt özelliği bulunan akıllı gözlükler konusunda kimsenin “yanlış anlaşılma” yaşamamasını istedi. Görüyoruz ki teknoloji geliştikçe mahkeme kuralları da daha görünür biçimde hatırlatılıyor.
Akıllı Gözlük Mahkeme Salonunda Kriz Yarattı
Dava, sosyal medya platformlarının çocuklar için bağımlılık yapıcı şekilde tasarlandığı iddiasına dayanıyor. 20 yaşındaki bir davacı, küçük yaşta Instagram ve benzeri platformları kullanmasının ruh sağlığını olumsuz etkilediğini öne sürüyor. Zuckerberg’in duruşmaya gelişi sırasında ekibindeki bazı kişilerin Meta’nın Ray-Ban akıllı gözlüklerini taktığı görüldü.
California Superior Court salonlarında kayıt ve fotoğraf çekimi yasak. Hâkim Carolyn Kuhl, kayıt özelliği bulunan akıllı gözlüklerin kullanılmasının mahkemeye saygısızlık (contempt of court) kapsamında değerlendirileceğini açıkça ifade etti. “Eğer kayıt yaptıysanız silin, aksi takdirde yaptırımla karşılaşırsınız” mesajı netti.
Gizlilik Tartışmaları Yeniden Alevlendi
Akıllı gözlükler son yıllarda özellikle gizlilik tartışmalarıyla gündemde. Kayıt sırasında yanıp sönen LED ışık gibi önlemler bulunsa da bu sistemlerin değiştirilebilmesi, güvenlik endişelerini artırıyor. Daha önce de çeşitli sosyal medya paylaşımlarında, insanların fark edilmeden kayda alınabileceği iddiaları gündeme gelmişti.
Zuckerberg ise duruşmada Instagram’ın bağımlılık yapıp yapmadığı sorusuna doğrudan yanıt vermekten kaçındı. Ancak akıllı gözlük konusu, davanın ana başlığından bağımsız olarak teknoloji ve hukuk arasındaki gerilimi bir kez daha görünür kıldı. Mahkeme salonları bile artık dijital çağın sınavından geçiyor diyebiliriz.

