Fatih Karahan Enflasyon Mücadelesinde Sıkı Duruşu Sürdüreceğini Açıkladı
TCMB Başkanı Fatih Karahan, arz şoklarının fiyatları yukarı çektiğini ancak enflasyon beklentilerindeki bozulmanın sınırlı kaldığını ifade etti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, jeopolitik gelişmelerin enflasyon düşüş sürecini geciktirmesine rağmen, beklentilerdeki bozulmanın kontrol edilebilir seviyelerde kaldığını vurguladı. JPMorgan Türkiye Ekonomi Forumu'nda "Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm" başlıklı sunumunda, merkez bankasının fiyat istikrarı hedefine ulaşıncaya kadar sıkı para politikası tutumunu sürdüreceğini belirten Karahan, ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın finansal koşulların sıkılaşmasının doğal bir sonucu olduğunu açıkladı.
İçindekiler ›
Enflasyon Süreci Hızlandı Ancak Kontrol Altında
Karahan, yıllık enflasyonun Haziran itibarıyla yüzde 32,1'e gerilediğini hatırlatarak, dezenflasyon yolunun belirgin şekilde devam ettiğini ifade etti. Ancak bu olumlu tablonun arkasında önemli bir tehlike unsuru da bulunuyor. Temel enflasyondaki son dönem hareketliliği, kısa vadeli fiyat baskılarında yukarı yönlü riskleri beraberinde getirdi. Karahan, maliyetlerdeki olumsuz şoklara karşılık kira ve eğitim hizmetlerindeki katılıkların azalması sayesinde hizmet sektöründe bir serinliğin görüldüğünü vurguladı. Bu zıtlıklı tablo, merkez bankasının aldığı sıkı tedbirlerin hane halkı ve işletmelerin beklentileri üzerinde sinerjik bir etki yarattığını gösteriyor.
Hanehalk Tarafından Türk Lirası Tercih Ediliyor
Kursal istikrar açısından dikkat çeken bir gelişme, hanehalkının döviz talebinin sınırlı seviyelerde kalması ve Türk lirasına olan bağlılığının güçlü kalması oldu. Bu durum, halkın yerli para biriminden vazgeçmemekte ısrar ettiğinin bir göstergesidir. Karahan, ödemeler dengesinin tarihsel ortalamalara kıyasla makul seviyede seyrettiğini, döviz ve kıymetli maden talebinin ise dar kapsamda kaldığını söyledi. Merkez Bankası'nın döviz rezervleri yönü de kuvvetli görüntü sunuyor: 3 Temmuz itibarıyla brüt döviz rezervleri 160 milyar doları bulmuş, net rezervler ise 40 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır.
Talep Dengelenme Sürecinde Fakat Sektörler Farklı Etkileniyor
Sıkı finansal koşulların ekonomide yarattığı yavaşlama, tüm kalemleri eşit oranda etkilemiyor. Otomobil satışları ve dayanıklı tüketim harcamaları belirgin şekilde azalırken, kapasite kullanım oranları tarihsel ortalamalarının altında kalmaya devam ediyor. Kredi büyümesinin hızı ılımlı seviyelere inmiş, ticari ve bireysel kredilerde genişleme temposu yavaşlamıştır. Bununla beraber, turizm sektörünün jeopolitik belirsizliklere karşı gösterdiği dirençlilik, dış ticaret açığının ikinci çeyrekte daralması ve yerleşiklerin liradaki güveninin artması gibi faktörler, ekonomik dengelenmenin sağlıklı bir seyre girdiğini göstermektedir.
Para Politikası Kararları Enflasyon Gerçekleşmelerine Göre Alınacak
Karahan, Para Politikası Kurulu'nun politika faiz oranını belirlemede üç temel kriteri göz önünde bulunduracağını açıkladı: gerçekleşen enflasyon, enflasyonun ana eğilimi ve beklentiler. Ara hedeflerden belirgin sapma durumunda para politikasının ilave sıkılaştırılabileceğini belirten Karahan, kararların ihtiyatlı ve toplantı bazında alınacağını vurguladı. Orta Doğu'daki çatışmaların dezenflasyon sürecini bir miktar geciktirdiğini kabul eden Karahan, fiyat istikrarı sağlanıncaya kadar bu sıkı duruşun talep, döviz kuru ve beklenti kanalları aracılığıyla dezenflasyon yolculuğunu desteklemeye devam edeceğini söyledi.
Fatih Karahan hangi forumda bu sunumu yaptı?+
Haziran ayı yıllık enflasyonu kaç seviyedeydi?+
Merkez Bankası'nın döviz rezervleri ne kadar?+
Enflasyon beklentilerinde bozulma var mı?+
Para politikası duruşu ne zaman değiştirilecek?+
Bülten Aboneliği
Haftada bir, teknoloji ve dijital dünyadan seçtiklerimiz e-postanda. Spam yok, sadece içerik.


