Yargıtay, Yıllık İzin Hesabında Hafta Tatillerinin Düşülemeyeceğine Karar Verdi
Hukuk Dairesi, yıllık izin hesaplamalarında hafta tatillerinin izin süresi dışında tutulması gerektiğine dair emsal bir karar verdi. İş Kanunu'nun 56.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçilerin yıllık ücretli izinlerini kullanırken araya giren hafta tatillerinin toplam izin süresinden eksiltilemeyeceğine ilişkin tarihî bir karar aldı. İş Kanunu'nun 56. maddesini temel dayanak alan yüksek mahkeme, bazı işyerlerde suistimal edilen bu uygulamanın yasaya aykırı olduğunu netleştirdi. Karar, resmi olarak yayımlandıktan sonra çalışanların hak taleplerinde güçlü bir dayanağa dönüştü.
İçindekiler ›
- Dava Detayları ve Mahkeme Kararının Tarihi Önemi
- Somut Olay: 28 Günün Içerisinde 4 Günlük Hafta Tatili
- Kanuni Dayanak: İş Kanunu 56. Maddenin Net Dili
- İspat Yükümlülüğü: Yazılı Belgeler İşveren Sorumluluğu
- Yıllık İzin Ücrete Dönüşme Şartı: İş Akdinin Sona Ermesi
- Pratik Sonuçlar: Milyonlarca Çalışanı Etkileyecek Karar
Dava Detayları ve Mahkeme Kararının Tarihi Önemi
Uyuşmazlık, İstanbul Anadolu 31. İş Mahkemesi'nde açılan bir tazminat davasından kaynaklandı. Söz konusu olayda, iş sözleşmesi feshedilen bir çalışan, kıdem tazminatı, ihbar ücreti ve yıllık izin alacağını talep etti. İlk derece mahkemesi, işverenin sunduğu belgeler doğrultusunda işçiye herhangi bir izin alacağı kalmadığına hükmetti.
Adalet Bakanlığı bu kararı "kanun yararına temyiz" başvurusuyla Yargıtay'a taşıdı. Bakanlık, mahkemenin hukuki açıdan hata yaptığını ve hafta tatillerinin izin hesabına dahil edilmesinin yasaya açıkça aykırı olduğunu savundu. Bu müdahale, yüksek mahkeme seviyesinde bir incelemeyi tetikledi.
Somut Olay: 28 Günün Içerisinde 4 Günlük Hafta Tatili
Dava dosyasında yer alan kayıtlara göre, işçinin toplam 28 gün yıllık ücretli izin hakkı bulunuyordu. İşveren, bu 28 günü iki farklı dönemde kullandırıldığını gösteren belgeler sundu. Ancak Yargıtay'ın yapılan incelemesinde, söz konusu 28 günlük sürenin içerisine tam 4 gün hafta tatili denk geldiği ortaya çıktı.
Mahkemenin heyeti, işyerinin haftada 6 gün çalışma düzenine sahip olduğunu dikkate alarak yasal dinlenme hakkını hafta başına 1 gün olarak hesapladı. Bu hesaplamaya göre, işçi gerçekte sadece 24 gün izne çıkmış oldu. Kalan 4 gün ise henüz kullanılmamış bir yasal hak olarak belirlendi.
Kanuni Dayanak: İş Kanunu 56. Maddenin Net Dili
Yargıtay, kararında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 56. maddesinin 5. fıkrasını merkezi hukuki dayanak yaptı. İlgili kanun maddesi, yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izne denk gelen ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günlerinin izin süresinden kesinlikle sayılmayacağını açıkça belirtmiştir.
Yüksek mahkeme, kanun metninin son derece açık ve tartışmaya yer bırakmayan bir ifade tarzı kullandığını vurguladı. Bu nedenle, işyerlerin hafta tatillerini izin süresine dahil ederek çalışanların haklarını aşındırması mümkün değildir.
İspat Yükümlülüğü: Yazılı Belgeler İşveren Sorumluluğu
Kararda dikkat çeken bir başka kritik unsur, ispat yükünün tamamen işverene ait olduğu hususudur. İşçinin yıllık izinlerini kurallara uygun şekilde kullandığını ya da ücretini eksiksiz aldığını kanıtlama yükümlülüğü, hukuki olarak işverenin omuzunda bulunmaktadır.
Yazılı belgeler olmadan işveren, çalışanın izin kullanımını iddia edemez. Bu, işçiler açısından önemli bir korunma mekanizmasıdır. Mahkeme, işyerleri açısında söz konusu belgelerin periyodik olarak tutulması gerekliliğini de dolaylı olarak hatırlatmış oldu.
Yıllık İzin Ücrete Dönüşme Şartı: İş Akdinin Sona Ermesi
Yargıtay, bir başka önemli noktayı da açıklığa kavuşturdu: Kullanılmayan yıllık izin günlerinin nakdi bir alacağa, yani ücrete dönüşebilmesi için iş sözleşmesinin fesh edilmiş olması gerekir. Bu da demektir ki, aktif çalışma döneminde işçi, kullanmadığı izni doğrudan ücret olarak alamaz; ancak işten ayrılma anında bu hakka sahip olur.
Pratik Sonuçlar: Milyonlarca Çalışanı Etkileyecek Karar
Alınan bu karar, resmi olarak yayımlandıktan sonra önemli hukuki sonuçlar doğuracak. Şimdiye kadar işverenlerin hafta tatillerini izin hesabına dahil etmek suretiyle uygulama yaptığı durumlarda, çalışanlar artık bakiye izin talebi ile mahkemeye başvurebilirler.
Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde izin kayıt ve hesaplamalarının yeniden gözden geçirilmesi bekleniyor. Hukuki açıdan bu karar, işçiler lehine bir gelişme olarak değerlendirilse de, işyerleri açısından geçmiş dönem işlemlerinin denetlenmesi riskini taşımaktadır.
Hafta tatilleri neden yıllık izin süresinden düşülemez?+
İşveren, çalışanın izin kullandığını nasıl kanıtlar?+
Kullanılmayan yıllık izin günleri ne zaman ücrete dönüşür?+
Bu karar geçmiş dönemi de kapsıyor mu?+
Hangi işyerleri bu karardan en çok etkilenir?+
Bülten Aboneliği
Haftada bir, teknoloji ve dijital dünyadan seçtiklerimiz e-postanda. Spam yok, sadece içerik.


