İstanbul Deprem Paniklerine Bilim İnsanları Dur Dedi: Mikro Depremler Kesin Habercisi Değil
Deprem bilimcileri bu iddiaların bilimsel temeli olmadığını, deprem tahmininin günümüz teknolojisiyle mümkün olmadığını açıkça belirtmiştir.

Marmara Denizi'nde meydana gelen mikro deprem kümelerine ilişkin yanlış yorumlar, sosyal medyada panik yaratmıştır. Deprem bilimcileri, bu küçük sarsıntıların tek başına büyük bir depremin habercisi olmadığını, ayrıca belirli bir tarih veya saat için deprem öngörüsünün bilimsel olarak mümkün olmadığını vurgulamaktadır. Orta Marmara Çukuru'nda yerin 6 ila 9 kilometre derinliğinde kaydedilen 3,5'ten küçük deprem kümeleri bilimsel açıdan önemli olsa da, bu veriler sosyal ağlarda çarpıtılarak vatandaşlar arasında tedirginlik oluşturmuştur.
Panik Nedeni: Bilgi KirliliğiKaradeniz Teknik Üniversitesi eski öğretim üyesi Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, son günlerde yaptığı bilimsel açıklamada Orta Marmara Çukuru'nda gözlemlenen mikro deprem kümesinin fayın belirli bir kesiminde gerilmenin küçük kırılmalarla yeniden dağıldığını gösterdiğini belirtmiştir. Ancak bu teknik değerlendirme, sosyal medya kullanıcıları tarafından "İstanbul'da bugünlerde büyük bir deprem olacak" şeklinde yorumlanarak yayılmıştır.
Yer bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, vatandaşların bilgi kirliliği nedeniyle uykusuz geceler geçirdiğine işaret ederek,
"Birileri İstanbul'da bugünlerde deprem bekleniyor diye bir söylenti çıkartmış. Halk tedirgin olmuş, uyuyamıyor. Sürekli beni arıyorlar."ifadelerini kullanmıştır. Ercan, deprem tahminleri konusunda net bir uyarı yaparak, belirli bir tarih, gün ya da saat verilerek deprem öngörüsünde bulunulmasının günümüz bilimsel yöntemleriyle mümkün olmadığını vurgulamıştır. Bilimsel Gerçek: Küçük Depremler = Büyük Deprem Habercisi Değil
Jeofizik Mühendisi Ali İlker Bulut, mevcut durumun endişe verici olmadığını açıklamıştır. Bulut, 1999'daki büyük depremden sonra Marmara Denizi'ndeki Adalar Fayı, Avcılar Fayı ve Marmara Çukuru (Kumburgaz Fayı) üzerinde binlerce küçük deprem kümesiyle karşılaştıklarını, ancak bunların sonucunda büyük depremler meydana gelmediğini belirtmiştir.
Bulut, 23 Nisan 2025'te yaşanan 6,2 büyüklüğündeki depremin, 2019'daki Silivri açıklarında meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki depremin ve 2011-2012 yıllarında aynı fay hattında meydana gelen depremlerin ardından küçük deprem kümelemeleriyle karşılaştıkları verilerine işaret ederek, mevcut durumun endişe verici yeni bir sürecin başlangıcı olmadığını ifade etmiştir.
Orta Marmara'nın Bilinmesi Gereken Özellikleri- Tarihsel Önem: Orta Marmara Çukuru, İstanbul'un büyük deprem geçmişiyle ilişkilendirilen ve zaman zaman 5,9 ile 6,2 büyüklüğündeki depremlerle kendini hatırlatan bir bölgedir.
- Kilitli Fay Tahmini: Bölgenin kilitli bir fay olduğu, 1900 sonrası aletsel dönemde büyük bir deprem üretmediği değerlendirilmektedir.
- Sınırlı Veri: Orta Marmara Çukuru, Adalar Fayı ve Avcılar Fayı'na ilişkin bilgiler kısıtlıdır; bu da uzun vadeli tahminleri güçleştirmektedir.
- Maskelenen Veriler: Kalın ve suya doygun sediman örtüsü, derindeki ana fayın davranışını belirleyen GPS, InSAR ve deniz tabanı akustik verilerini maskeleyebilmektedir.
- Çoklu Senaryolar: Prof. Dr. Bektaş, İstanbul deprem riskinin tek bir modele indirgenemeyeceğini, çoklu senaryoların tartışılması gerektiğini vurgulamıştır.
Prof. Dr. Osman Bektaş, Orta Marmara'nın güncel davranışını anlamak açısından önümüzdeki 3 ila 7 günün kritik olduğunu belirtmiştir. Bu dönemde 4 ve üzeri büyüklükte (M4+) bir depremin meydana gelip gelmeyeceği, bilimsel açıdan fayın kilitlenme durumu ve enerji biriktirme mekanizmasını anlamada önemli bir gösterge olacaktır.
Bektaş, İstanbul depreminde tek bir senaryoya mahkum olmadığımızı, Marmara'da deprem tehlikesinin çok boyutlu olduğunu ve bu nedenle farklı modellerin paralel olarak incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Doğu Marmara ve Adalar Fayı'nın "tam kilitli" olduğu iddialarının henüz kesin olmadığı, bu ifadelerin bilimsel olarak birer senaryo niteliğinde olduğu belirtilmiştir.
Deprem Bilimcilerinin Halktan İsteğiDeprem uzmanları, vatandaşların sosyal medyada yayılan bilimsel olmayan iddialara itibar etmemesi gerektiğini vurgulamıştır. Prof. Dr. Ercan, "Hangi gün, hangi saatte deprem olacağına ilişkin bir bilimsel kestirim yok. Lütfen bilim insanlarını dinleyin." çağrısında bulunmuştur. Bilimsel açıdan doğru bilgiye erişmek için resmi kaynaklara ve yetkili deprem bilimcilerine başvurulması önerilmektedir.
Orta Marmara'da gözlenen mikro depremler ne anlama geliyor?+
Deprem bilimcileri neden kesin bir tarih söyleyemiyor?+
1999'dan bu yana Marmara'da kaç kez küçük deprem kümeleri görülmüş?+
Hangi haber kaynaklarından deprem bilgisi alınmalı?+
İstanbul'da büyük deprem riski ne zaman ortadan kalkacak?+
Bülten Aboneliği
Haftada bir, teknoloji ve dijital dünyadan seçtiklerimiz e-postanda. Spam yok, sadece içerik.


