Çiftçinin Maliyeti Yüzde 35 Arttı, Hububat Fiyatı Yüzde 15-20 Yükseldi

Hububat hasat döneminde Türkiye'nin tarım bölgelerinde ciddi bir gelir-maliyet farkı ortaya çıktı. Buğday ise 13 bin 500 liradan 16 bin 500 liraya yükseldi.

4 dk okuma 28 görüntülenme
hububat

Hububat hasat döneminde Türkiye'nin tarım bölgelerinde ciddi bir gelir-maliyet farkı ortaya çıktı. Adıyaman'ın Kahta ilçesinde ve Diyarbakır'ın Yenişehir bölgesinde ziraat odası başkanları, mazot, gübre, tohum, ilaç ve işçilik giderlerindeki paralelinde görülmemiş artışa karşın, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından belirlenen hububat alım fiyatlarının bu maliyetleri karşılamaktan uzak olduğunu açıkladı.

İçindekiler

Fiyat Açıklamasından Sonra Pazarda Çöküş

Ziraat Odaları Başkanları, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin fiyat duyurusu öncesinde pazarda arpa ve buğdayın daha yüksek fiyatlandığını belirtti. Gaziantep, Adana ve Konya borsalarında arpa ton başına 13 bin 500 ile 14 bin 500 lira arasında işlem görürken, hükümetin açıkladığı fiyat 12 bin 750 lira oldu. Bu açıklama sonrasında pazardaki fiyatlar hızlı düşüş yaşadı.

Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu, resmi fiyatlandırmanın pazara etkilediği olumsuz sinyali şöyle açıkladı: "Fiyatlar açıklanmadan önce pazar daha canlıydı. Açıklama yapılınca ton başına yaklaşık 2 bin 500 lira düşüş yaşandı. Sanki çiftçiye bir tuzak kurulmuş gibi oldu."

Enflasyon Karşısında Yetersiz Fiyat Artışları

Geçen yıl ile karşılaştırıldığında, arpa alım fiyatı 11 bin liradan 12 bin 750 liraya çıkış gösterdi. Buğday ise 13 bin 500 liradan 16 bin 500 liraya yükseldi. Bu yüzdesel artışlar sırasıyla yüzde 15 ve yüzde 20 seviyesinde kalırken, TÜİK'in açıkladığı tarım girdi fiyat enflasyonu yüzde 35 olarak duyuruldu.

Kahta Ziraat Odası Başkanı Fatin Rüştü Zorlu Turanlı, durumun derinliğini şu sözlerle ortaya koydu: "Mazot, gübre, tohum, ilaç ve işçilik giderlerinde yüzde 100'e yakın artışlar gözlemledik. Çiftçi bu koşullarda hasat geliriyle borcunu ödemeyi, çocuğunun düğün masraflarını karşılamayı ve aile geçimini sağlamayı planlıyor. Açıklanan fiyatlar bu hedefleri karşılamaktan çok uzak."

Üretim Alanlarının Daralması ve Stratejik Ürün Kaybı

Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, konuyu daha geniş bir çerçeveden değerlendirerek, tarımsal üretim alanlarında meydana gelen daralmayı vurguladı. AK Partinin 2002'de iktidarına geldiği dönemde buğday ekili alanlar 9 milyon 200 bin dekardı. Günümüzde bu alan yaklaşık 2 milyon dekara inmiştir.

Turanlı, tarım politikasının tutarlılığı konusundaki eleştirilerini şöyle ifade etti: "Hükümet iyi hasat olduğunu söylüyor ve bu sebeple fiyatları düşük tuttuğunu iddia ediyor. Peki kuraklık veya ürün kaybı olduğunda neden çiftçiye destek olmuyorsunuz?" Öte yandan, pamuk gibi katma değeri yüksek stratejik ürünlerin üretim alanlarının neredeyse tamamen ortadan kalktığını belirtti. Diyarbakır'ın bir köyünde 7 bin dönüm tarım alanının 400 dönümü bile pamuk ile ekilmiyor durumda.

Toprak Mahsulleri Ofisi'nin Kısmi Çözümü Yeterli Değil

Kahta Ziraat Odası Başkanı, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin ödeme süresini 45 günden 21 güne düşürmesini olumlu bir adım olarak değerlendirse de, sorunu çözmekten uzak olduğunu belirtti. Daha hızlı ödeme, aynı düşük fiyat üzerinden yapıldığı için çiftçinin temel problemi olan gelir açığını kapamıyor.

Turanlı, konunun salt bir ticari sorun olmadığını, tarımsal üretimin ve dolayısıyla gıda güvenliğinin tehlikede olduğunu vurguladı: "Hububata sahip çıkmak, ekmeğe sahip çıkmaktır. Çiftçiye sahip çıkmak ise ülkemizin geleceğine sahip çıkmaktır. Üreticimizin emeğinin karşılığını alabilmesi için hububat alım fiyatları yeniden değerlendirilmelidir."

İthalatın Artması Riski

Diyarbakır Milletvekili, Türkiye'nin buğday ihtiyacının yaklaşık yüzde 40'ını ithal ettiğini hatırlattı. Düşük iç fiyatlar çiftçiyi üretimden caydırdığı takdirde, bu ithalatın daha da artabileceğini ve ülkenin gıda bağımlılığının derinleşeceğini uyardı. Hububat, özellikle Anadolu'da ilk defa ekilmiş ve binlerce yıldır üretim merkezi olmuş bir mahsuldür.

Arpa ve buğday fiyatları neden açıklandı?+
Toprak Mahsulleri Ofisi, hasat sezonunda çiftçiye rehberlik etmesi için hükümet adına hububat alım fiyatlarını belirler ve kamuoyuna açıklar. Bu fiyatlar, çiftçilerin ürünlerini pazarlamalarında baz fiyat görevi görür.
Girdi maliyeti yüzde 35, fiyat artışı yüzde 15-20 ise çiftçi kaç para kaybediyor?+
Matematiksel olarak çiftçi, en az yüzde 15-20 oranında reel gelir kaybı yaşıyor. Bazı girdilerde yüzde 100'e yakın artışlar görüldüğü için gerçek zarar daha da yüksektir. Örneğin mazot ve işçilikten elde ettiği marj negatifleşebilir.
Toprak Mahsulleri Ofisi'nin ödeme süresini 45 günden 21 güne düşürmesi yardım ediyor mu?+
Hızlandırılmış ödeme, çiftçinin nakit akış problemini hafifletse de, temel sorun olan düşük fiyat sorunu çözmez. Aynı düşük fiyat daha hızlı ödense de çiftçinin maliyet farkını karşılamaya yetersiz kalır.
Pazarda rayiç fiyat (13-14 bin lira arpa) neden TMO'nun açıkladığı fiyattan (12 bin 750 lira) yüksek?+
Borsa fiyatları pazar dinamiklerine göre şekillenir. TMO'nun düşük fiyat açıklaması, pazarın beklentisini düşürdüğü ve çiftçileri hızlı satmaya itti; sonuç olarak fiyat daha da düştü. Hükümet uygulaması pazarı etkilediği için resmi fiyat pazar fiyatından düşük kaldı.
Buğday ve arpa ekili alanlar neden 9 milyondan 2 milyona düştü?+
Yıllardır süregelen düşük fiyat ve yükselen maliyetler çiftçiyi hububat üretiminden caydırdı. Çiftçiler daha karlı ürün aradığı halde, pamuk gibi alternatifler de karlılığını kaybetti. Sonuç olarak üretim alanları giderek daraldı ve işlenmeyen topraklar arttı.

Bülten Aboneliği

Haftada bir, teknoloji ve dijital dünyadan seçtiklerimiz e-postanda. Spam yok, sadece içerik.

Benzer Haberler

Yorumlar

0
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap!